• ads

Bir Kova Buzlu Su – ALS Hastalığı ve Tedavisi Hakkında

Yazan: Dilek
Kategori: Yaşamdan
Ağu 26th, 2014
0 Yorum
1230 Views

ALS hastalığı ve tedavisi hakkında

Son günlerde sosyal medyada buz kovası şovu ile başlayan ve amacı ALS hastalığına dikkat çekmek olan bu aktivist hareket büyük oranda yerini buldu ve insanların gözünü bu hastalığa çevirdi.

İnsanların hayatını kısıtlayan ve hastalığın son dönemlerinde de genelde solunum kaslarının da tutulması ile ölüme sebep veren sinir sistemi hastalığı…

Biz başka bir yönden bakalım dedik.

ALS, belki günlük hayatımıza Stephan Hawking ile girdi… yıllardır bu hastalıkla boğuşan ünlü bilim adamı.

İlerleyen dönemlerde  hasta ve yakınları için yaşam konforu sağlanması açısından herkesin bu kadar şanslı olabilmesi şimdilik hastalar için en çok arzu ettiğimiz şey.

Çünkü ne kadar çok araştırma, bilimsel tedavi yaklaşımları, çalışmalar yapılsa da tamam tedavisini bulduk ya da yavaşlattık diye hiç bir araştırma diyemiyor.

ALS’de tedavi yaklaşımları öncelik olarak hastalığın ilerleme hızını yavaşlatmaya ve oluşabilecek komplikasyonların önüne geçmeye yönelik. Ve amaç elbette hastanın konforlu yaşamasını sağlamak.

Devletin de elini uzatamadığı, bakımı tamamen ailelere kalmış nice hastalar var. Bu kampanyanın amacı dikkat çekebilmek ve bağış yapılmasını sağlamaktı; yapılacak bağışlar ile de hastalara bakım evleri sağlanması ve ihtiyaçlarının yerine getirilmesiydi.

ALS NEDİR?

Hastalık merkezi sinir sisteminde, omurilik ve beyin sapı denilen bölgede motor sinir hücrelerinin (nöronlarının) kaybından oluşur. Bu hücrelerin kaybı kas güçsüzlüğü, erimesi ve doğal olarak bir süre sonra da hareket kısıtlanması yapar. Zihinsel fonksiyonlar ve bellek bozulmaz.

Oluşumunda en önemli faktörün genetik faktörler olduğu düşünülmektedir.

40 yaşından sonra gelişme riski önemli ölçüde artar; erkeklerde ve yaşlılarda daha fazla görülür.

70 yaşından sonra her iki cinsi içinde görülme riski aynıdır.

ALS Hastalığın Oluşumu

Beynin motor korteksinin hasarı sonucu kas spastisitesi ve katılık oluşur. Alt motor sinirlerin tutulumu ise kas güçsüzlüğü, erime ve seyirmeye yol açar. ALS’de genelde her iki bölge de tutulur; yani hem alt hem üst  motor sinirleri tutar.

Teşhisi için idrar, MR, elektromyelografi, transkranial MR ve çeşitli kan testleri yapılır. Başlangıçta bulgular multiple skleroz ile de karışabilir.

Hastalığın nedeni motor nöronların fonksiyonlarını kaybetmesiyle oluşur. Motor nöron ve kas hücreleri arasındaki iletişimsizlik ALS hastalığının nedenidir.

Bu iletişimsizliğin nedenleri araştırıldığında bazı faktörler ile ilgili olabileceği kesinlik kazanmasa da inanılmaktadır.

1. Faktör

Glutamat fazlası… Bugün birçok hazır gıdaların içinde bulunan glutamat!  Glutamat hücreler arasında iletişimi sağlayan bir maddedir ancak ALS hastalarında çok yüksek oranda  tespit edilmiştir ve fazla glutamatın birikerek toksik olabileceği düşünülmektedir.

2. Faktör

Anti-oksidan azlığı hücre aktivitesinin doğal sonucu olarak ortaya çıkan serbest radikallerin nötralize edilememesi

3. Faktör

Anormal protein ve yağ depolanması

ALS Hastalığının Tedavisi İle İlgili Yapılanlar

En başta hastanın  rahatlığının sağlanması elbette.

Bu zorlu süreçte hasta ve yakınlarına destekleyici tedaviler çok önemlidir.

Medikal tedavi olarak  şimdilik Riluzole isimli bir ilaç hastalığın seyrini yavaşlatmak için kullanılmaktadır. Bu ilaç glutamat miktarını azaltıyor gibi görünmektedir ve bu da hastalığın seyrini yavaşlatır. Ayrıca  hastalığın son dönemlerine gelmeyi de geciktirir. Solunum cihazına bağlanmak gibi..

Yapılan diğer medikal tedaviler, kas gevşeticiler, omuriliğe baclofen salınımı, salya tedavileri, kaslara botox uygulamaları sadece  anlık şikayetleri gidermek içindir.

Ve en önemli safha solunum kaslarının da tutulduğu durumlarda trakeostomi açılarak hastanın nefes alması sağlanır.

Kök Hücreler ALS Hastalığı İçin Çare mi?

Harvard Tıp Fakültesi kök hücre merkezinde yapılan çalışmalarda, epilepsi tedavisi için yapılan kök hücre tedavileri ALS için bir umut ışığı olsa da, ALS’de  gen diziliminde yaklaşık 100 mutasyon olduğu düşünülmesi işleri biraz zorlaştırmaktadır. Ancak farelerde yapılan çalışmaların iyi sonuçları, yine de ALS hastalığı için bir umut ışığı doğurmaktadır.

Şu anda yapılan, hastanın kendi kemik iliğinden alınan hücreler ile elde edilen yaklaşık 100 milyon hücrenin tekrar kişiye geri injekte edilmesidir. Bu NurOwn olarak isimlendirilmektedir. Ama şimdiki verilerle herhangi bir belirgin ilerleme görünmemektedir.

Belki de embriyonal kök hücre tedavileri yetişkin kök hücre tedavisinden daha etkili olacak, ancak bunun etik olup olmadığı hala tartışılmaktadır. Aslolan yaşamak olduğunda hasta kişiyi yaşatmak için yapılan herşey doğal desek de, bu sefer hücresini kullanmak için oluşum sağladığımız embriyonun hayatı ve yaşam hakkı ne olacak sorusu ortaya çıkıyor…

Sağlıcakla kalın.

Yorumlar kapatıldı.

FACEBOOK YORUMLARI: